Hakkımda

Fotoğrafım
ben susarken konuşan parmak uçlarım..

27 Aralık 2010 Pazartesi

kenimi ispiyonlamak istiyorum :)


sevgili blogcan, 

kendimi sana şikayet etmek istiyorum, dün D&R da "Tanrılar Okulu" nun on küsürüncü baskısını görünce kendimden utandım, elimde kitap kalakaldım. elimde yaklaşık 10 gündür okuduğum 4. baskısı var çünkü..alalı kaç yıl oldu bilmem ama elim varmadı, öyle kaldı durdu kütüphanemde, yüreğime ağır geldi her defasında. ama şimdi öyle bir yol alıyorumki inanılmaz. kapağını açtığımda başka, kapadığımda başka bir ben oluyor..galiba bu arada dünyaya bişiler oluyor ;)

ah blogcan ah..ne diyim kendime bilmiyorum..tek kurtuluşum kitabın da herşey gibi zamanını beklediği...

17 yorum:

Nida dedi ki...

4.baskisi oldugu icin sevinmelisin.. birde böyle düsün.. (: ama bekletme hic bir kitabi.. eyleme gecirmek lazim aninda,yoksa pir olup gidiyor(:

KOVA KADINIYIM BEN... dedi ki...

kesınlıkle bekletme
su an bende okuyorum.

uyumuycam dedi ki...

Ha ha bende de aynen duruyo ya kac zamandir.. Kapagindan midir nedir, elim gitmiyo bi turlu..

crazywomenrosemary dedi ki...

Desenize üçünüzde de yarım bu kitap o zaman ben okumuyorum arkadaşlar..bu işte bir iş var!

Tugba dedi ki...

Mutlaka almaliyim :) Guzel bi kitaba benziyor :)

deepblueeagle dedi ki...

:) bu kitap çok ama çok önemlidir.

spiritüel, mistik, uzakdoğu vb. konulara meraklı olanların temel okuması gerekenlerdendir. "tanrı ile konuşmalar" kadar önemli. reiki, yoga, zen'cilerin :) başvuru eseridir.

parmakuçlarım dedi ki...

yok sevgili rose kaçma:) yanlış anlamışsın şimdilerde elimden düşürmüyorum ama kaybettiğim bi zaman var. düşünsene 4. baskısı bende 10 küsür D&R da:)

kesinlikle okunması gereken hatta ara sıra tekrar dönülüp okunası bi kitap. ama farkettimki temelde herşey tek noktada düğümleniyor. herşeyi kendimizin var ettiği..öğretiler arasında bunun sadece ifade biçimi değişiyor.

parmakuçlarım dedi ki...

ya nidacım bendeki maymunluğu napcaz peki..hiçbir zaman bir kitap alıp çıkmadımki ben ordan. sıra gelene kadar zaman geçiyor, haliyle küçük bir kule boyutuna ulaşıyor kitaplarım :)

parmakuçlarım dedi ki...

sevgili kova kadını, yok artık bekletmiyorum, sardım gidiyorum ;)

parmakuçlarım dedi ki...

sevgili tuba almalısın ama benim gibi yapmamalısın hemen oku :)

parmakuçlarım dedi ki...

:) uyumicam bende kapağını hiç sevmedim bi de büyüklüğünü..yatarken okuyorum ve bazen uyuyakalınca kitap o kocaman hali ile pat die kafama düşüyor:) sonacıma aslında okuduklarırmı yanımda taşırım ama bu hiçbi yere sığmıyor mecburen komidini bekliyor kocaman kitap..neden bu boyda bi basımı seçmişler inan anlamadım :(

huuu.. sana diyorum yayınevi feryadımı duyyy :o)

parmakuçlarım dedi ki...

sevgili deep öncelikle vıdı vıdı yapmak ve neden senin bloguna giremediğimi falan sorup başını şişirmek istiyorum :)

sona.. kitabın öneminin aldığım ilk andan itibaren farkındaydım, birkaç başarısız okuyup bitirme girişimim oldu çünkü ama nedense bitmedi işte..ve diğer önerin, o da kitap kulesinde sırasını bekliyordu, vip den alayım bari içeri ;)

deepblueeagle dedi ki...

cuma sabahından buyana blogum kilitli. gugıl otomatik robotları kilitlemiş. bir yanlışlık olmalı. bikaç gün bekleyin inceleyeceğiz dediler. bu hafta düzelir.

deepblueeagle dedi ki...

:))

parmakuçlarım dedi ki...

gülme ama deep..kendimde utandım valla...bu arada kitabın sonlarına yaklaştığımı gururla ifade etmek istiyorum..

francesca mckennitt dedi ki...

Bazı kitaplarda ben de öyle hissediyorum. O anda senin bulunduğun ruh haline bağlı bence, alır almaz okumak zorunda değilsin; içinden gelince oku. İnan o zaman zamanıdır :)

parmakuçlarım dedi ki...

fran..sevgili fran..içimi hafiflettin :))